0(542) 282 69 70
·
info@nezihbozyel.av.tr
·
Pzt - Cum 09:00-18:00
Randevu Al

Tanıkların İletişim Kayıtlarının İncelenmesi: Yargıtay 4. Ceza Dairesi Kararı ve CMK 135 Uygulaması

Ceza Yargılamasında tanığın yalan söylediğinin ispatı açısından olay tarihinde ve saatinde nerede, kiminle ne yaptığına ilişkin kayıtları ve sinyal alınan baz istasyonu bilgilerini içeren iletişimin tespitinin mahkemenin genel soruşturması ve delil toplama yetkisi çerçevesinde istenebileceği, bu durumun yasal dayanağının olduğu ve bu durumun CMK madde 135 kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğine ilişkin;

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 17.06.2021 tarihli ve 2021/21513 E., 2021/19859 K. Sayılı kararı;

 

“Tehdit ve hakaret suçlarından sanık … hakkında Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/511 esas sayılı dosyasına kayden yürütülen kovuşturma kapsamında, tanık …’ün kullandığı 0 545 *** ** 48 numaralı hattın suç tarihi olan 07/01/2019 tarihinde 08:00 ile 24:00 saatleri arasındaki ayrıntılı görüşme kayıtlarının ve baz istasyonlarını gösterir HTS kayıtlarının gönderilmesine ilişkin anılan Mahkemenin 12/02/2020 tarihli ara kararına Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yapılan itirazın reddine dair mercii Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/03/2020 tarihli ve 2020/464 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16/09/2020 gün ve 2020/76115 sayılı istem yazısıyla dava dosyasının kanun yararına bozulması talebiyle Dairemize gönderilmesi üzerine,

Dairemizin 28/01/2021 gün ve 2020/24318 esas, 2021/2805 karar sayılı kararıyla;
“Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi Kurumu ve bu kapsamda iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri 5271 sayılı CMK’nın 135. maddesinde düzenlenmiştir.

Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi ve Kayda Alınmasına Dair Usul ve Esaslar ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinde ise: “Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23/11/2009 tarihli ve 2009/12637-13042 sayılı ve yine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 20/10/2010 tarihli, 2010/4832-6800 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. ve Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi ve Kayda Alınmasına Dair Usul ve Esaslar ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmeliğin 12. maddelerine göre; Hakim kararı gerektiren iletişimin tespiti tedbirinin şüpheli veya sanık tarafından kullanılan telefonlar hakkında uygulanabileceği, anılan düzenlemelerde tanıkların telefonlarına yönelik bir tedbirden bahsedilmediği, bu durumda adı geçen tanığın telefonu açısından iletişimin tespiti uygulamasının mahkemenin genel soruşturması ve delil toplama yetkisi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, mahkemenin ilgili kurumdan tanığın telefonu ile yapılan görüşmelerin kimle, ne zaman yapıldığına ilişkin kayıtları ve sinyal alınan baz istasyonu bilgilerini içeren iletişimin tespitini isteyebileceği anlaşıldığından, mercii tarafından itirazın reddine dair verilen karar yerinde görülmekle, kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir.

Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, oy çokluğuyla karar verilmiştir.”

Son Yazılar

Dolandırıcılık Suçlarında Banka Hesabı Kullandırmak | Güvene Dayalı İşlem Mahkumiyet Sebebi Değildir
Ekim 10, 2025
Miras Yoluyla Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Esas Olan Satış Değil, Kat Mülkiyeti Eksikliklerinin Giderilerek Aynen Bölüştürülmesidir
Ekim 10, 2025
Yargıtay’dan Emsal Karar: Güven İlişkisiyle Hesabını Kullandıran Kişiye Dolandırıcılık Suçu Yüklenemez
Ekim 10, 2025